Reflüden Kurtulmak Hayal Değil  
line decor
  
line decor
 
 
 
 

 
 
REFLÜDE İLAÇ TEDAVİSİ

Reflü tedavisinde 4 seçenek bulunmaktadır. Bu seçenekler arasından size en uygun olanı reflünün şiddetine ve ilerlemesine göre doktorunuz tarafından belirlenmelidir. Yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi, cerrahi tedavi ve endoskopik tedavi tip ve evrelerine göre hastalığın iyileşmesini sağlayabilen yöntemlerdir.

İLAÇ TEDAVİSİ
İlaç tedavisinin temel etkisi midenin asit salgılama miktarını kontrol altına almak ve yukarı doğru çıkan sindirim sıvılarındaki asit miktarının düşmesini sağlamaktır. Buna karşın ilaç tedavisi, onikiparmak barsağından mideye kaçan safranın reflüsü (alkalen reflü) üzerinde etkili değildir. İlaç tedavisine rağmen safra yukarı çıkmaya devam eder ve yemek borusunu tahriş eder. Bu nedenle asit engelleyici ilaç tedavisi sırasında bile yemek borusundaki tahriş devam edebilir.

Reflü yakınması olan hastalarda başlangıçta mutlaka uygulanması gereken ilaç tedavisi, reflü şikayeti olan insanların % 75-80'ini rahatlatmakla birlikte reflünün esas nedeni olan mekanik bozukluğu ortadan kaldırmamakta ve bu nedenle de hastalığı tamamen tedavi etmemektedir. Bu yüzden ilaç tedavisini bırakan reflü hastalarının %90'ında aynı yakınmalar kısa süre içinde tekrar başlamaktadır. Yani kısaca, ilaç tedavisi kullanıldığı süre içinde etkili olmakta ve aslında tedavi etmemektedir. İlaç tedavisinde 3 farklı grup ilaç seçeneği bulunmaktadır:

PROTON POMPA BASKILAYICI İLAÇ TEDAVİSİ
Bu tür ilaçlar kısaca PPI (Proton pompa inhibitörleri) olarak adlandırılır. Günümüzde mide asit sekresyonunun en potansiyel azaltıcısı konumundadırlar. Aynı amaçla kullanılan değişik etki mekanizması ile etki gösteren bir başka grup ise H2 Reseptör blokörleridir. Bu grubun genel üyeleri benzimidazol türevidirler. Ancak çalışmalar göstermektedir ki İmidazopiridin grubu üyeler tedavide daha etkin olacaktır.

Proton pompa inhibitörleri mide paryetal hücresindeki hidrojen / potasyum ATPaz adı verilen enzim sistemini geridönüşümsüz şekilde bloke ederek etki gösterir. Proton pompası gastrik asit sekresyonunda en son evredir ve mide lümenine H+ sekresyonunu sağlaması nedeniyle inhibisyon için ideal süreçtir. Bu şekilde % 99' a varan oranlarda asit sekresyonunu engellerler ve H2- Reseptör antagonistlerine göre çok daha iyi sonuç sağlarlar.

ALJİNİK ASİT İÇEREN İLAÇ TEDAVİSİ
Aljinik asit mide asidi ile reaksiyona girerek koruyucu bir köpük tabakası ve sonuçta reflüye karşı mekanik bir bariyer oluşturur. Böylece yukarı çıkan asidin yemek borusu hücreleriyle karşılaşması en aza indirgenir ve tahriş azaltılır. Aljinik asit, özellikle gebelik reflüsünün tedavisinde ilk seçenek olarak düşünülmelidir. Hastaların %90'ında rahatlatıcı etki ilacın alınmasından hemen 15 - 20 dakika sonra başlar. Gebelerde etkinliğinin çok iyi olduğu bildirilmektedir.

En bilinen örneği Gaviscon olan bu grup, reflü yakınmalarının giderilmesinde antiasitlerden üstündür. Üstelik antiasitlerde rebound etkisi, ilacın etkisi geçer geçmez daha şiddetli bir asit salıgı reaksiyonu ciddi bir sorundur. Günde 4 kez 10-20 ml yemeklerden sonra ve yatarken alınır, ayrıca aralarda gerektiğinde de kullanılabilir. Kan dolaşımına karışmadığı, sadece yüzeysel etkili olduğu için son derece güvenlidir.

PROKİNETİK İLAÇ TEDAVİSİ
Prokinetik ajandalar yan etkilerinden dolayı en az tercih edilen ilaç tedavi yöntemidir. Bu tedavi yemek borusu hareketini düzenleyerek yukarı kaçan sıvının tekrar aşağı doğru itilmesini kolaylaştırır. Bu grupta sayılabilecek örnekler şunlardır:

Metoclopramide: Dopamin D2 reseptör antagonist ve serotonin (5-HT3) antagonist etkisine sahiptir. Motilite bozukluğuna benzer dispepside de yararlanılabilir. (Metoklamide tablet, Metpamid tablet ve ampul, Primperan ampul)

Sisaprid: 5-HT3 reseptör antagonisti olup kolinerjik motor nöronlarından asetilkolin açığa çıkmasını sağlar. Motilite bozukluğuna benzer dispepside yararlı sonuçlar bildirilmiştir. 90'lı yıllarda yaygın şekilde kullanılan bu ilaç yüksek kan düzeylerinde kalpte aritmiye yol açtığından ülkemizde kullanımdan kaldırılmıştır.

Domperidon: Periferik dopamine D2 antagonisti olup midedeki D2 reseptörlerine de bağlanmaktadır. Domperidon idiopatik gastroparezi ve fonksiyonel dispepsisi olan hastalarda semptomlarda iyileşmeye yol açabilmekte ise de mide boşalması üzerine etkisi tartışmalıdır. Domperidon'un gastrik disritmi üzerine etkili olduğu düşünülmektedir. (Dopergin tablet, Motilium tablet ve süspansiyon)

Motilin agonistleri: Aslında makrolid grubundan bir antibiyotik olan eritromisin motilin agonistidir. İdiyopatik ve diyabetik gastroparezide mide boşalma hızı arttırır. Eritromisin sinirde, düz adelede motilin reseptör alanlarına etki ederek midenin antrum bölgesinde güçlü kontraksiyonlara yol açar.

Fedotozine: Kappa agonisti olan bu ilaç mide hipersensitivitesini azaltmaktadır. Fedotozin fonksiyonel dispepside plasebodan daha etkili bulunmuştur.

5-HT agonistleri: Yemekle ilişkili dispeptik semptomlarda etkili olabilir. Fundus gevşemesi (disakomodasyon) üzerine etkilidir. Sumatriptan ve Buspirone bu etkileri nedeni ile kullanılabilir. Esas kullanım alanları depresyon tedavisi ve epilepsidir.

Ondansetron: Kanser kemoterapisine bağlı ya da ameliyat sonrası bulantı ve kusmalarda çok etkilidir. Postrema bölgesi ve midedeki vagal afferentlerdeki 5-HT3 reseptörlerini bloke eder. (Zofran, Zofer, Zoltem, Emend, Zontron gibi preparatları vardır.)

 
 

 
sp
bayek logo

AMELİYATSIZ REFLÜ MERKEZİ
ADRES: Bayek Levent Cerrahi ve Tıp Merkezi Aytar cad. Aydın sok. No: 8 Levent / İSTANBUL

iş bankası iştiraki

bayek harita small

Büyütmek için resmin üzerine tıklayınız.

NASIL GÖRÜŞÜRÜM?
TEL: 0-212-279 60 60 (Dahili:206) GSM: 0-552-413 11 43

ONLINE DANIŞMA

İLETİŞİM FORMU