Günümüze kadar reflü tedavisi için önerilen endoskopik teknikler üç metoddan birisiyle primer olarak bozulmuş antireflü bariyerin bir komponenti olan alt özofageal sfinkterin (LES) sağlamlaştırılmasına odaklanmıştı:
1-Radyofrekans vererek termal doku remodelizasyonu
2-Nonabsorbabl materyalin enjeksiyon veya implantasyonu
3-Endoskopik sütür tekniği ile LES seviyesinde özofageal doku plikasyonu
Bu eskiden tanımlanmış teknolojiler cerrahiyi taklit etmemektedir. Esophyx ise, aşağıdakileri başaran ilk transoral cerrahi prosedürdür:
-Hiatal herninin azaltılması
-Seroza-seroza birleşmesini sağlayarak kuvvetli bir antireflü bariyer ve valv oluşturulması
-Multipl doku yaklaştırıcılar kullanılarak çok sayıda sütür hattı oluşturulabilmesi
-Bireyin anatomisine göre değiştirilebilmesi
EsophyX TIF2 GERD tedavi prosedürlerinin evriminde üçüncü kuşaktır ve açık ve laparoskopik cerrahi prosedürlerin prensipleri temelinde geliştirilmiştir. EsophyX TIF hiatal herniyi azaltarak, His açısını yeniden oluşturarak ve gastroözofageal valvi yeniden oluşturarak, zamanla kanıtlanmış laparoskopik antireflü prosedürlere benzer yararlar sağlamaktadır. EsophyX TIF'in temel farklılığı ise ağız yoluyla uygulanan non-invaziv bir girişim olması, kesi gerektirmemesi ve doğal iç anatominin hiçbir kısmının disseke edilmemesidir.
EsophyX TIF GEV oluşturarak antireflü bariyerin restore edilmesini amaçlayan ve GERD tedavisini sağlayan bir cerrahi prosedürdür. GEV'i restore etmesine ek olarak EsophyX TIF proedürü:
His açısını yeniden oluşturur
Seroza-seroza birleşimini sağlar
İntraabdominal özofagusu uzatır
Hiatal herniyi azaltır
EsophyX FDA tarafından onaylanmış, CE belgesi almıştır. USA ve Avrupa Birliğinde kullanımı hızla artmaktadır. Antireflü cerrahinin prensiplerini simüle ederken, EsophyX TIF prosedürü vücuda yapılan girişimi azaltır, hızlı iyileşme sağlar , açık ya da kapalı cerrahiden çok daha kabul edilebilirdir. Cihaz çok sayıda doku yaklaştırıcı yüklenebilecek şekilde geliştirilmiştir ve böylece sağlam bir ARB valv oluşturulmasını sağlayabilir ve her hastaya ve anatomiye göre özelleştirilebilir. Preklinik çalışmalarda doku örnekleri EsophyX TIF prosedürünün seroza-seroza füzyonunu sağlayan bir valv oluşturduğunu kanıtlamıştır.
Ek olarak, frenoözofageal ligamentin de valvlerin içine alındığı ve valvi güçlendirip stabilize ederken, diafragmaya da tutturduğu gösterilmiştir. EU Faz II çok merkezli çalışmalarına göre, EsophyX TIF prosedürü ARS'de görülen disfaji ve gaz-şişkinlik sendromu gibi yan etkileri azaltmakta, ağrıyı en aza indirgemekte ve ARS ile kıyaslandığında hastane yatışını kısaltmaktadır. EsophyX TIF gastroözofageal bileşkenin ve antireflü bariyerin doğal anatomisini restore etmede son derece fizyolojik bir yaklaşımdır.
EsophyX TIF GERD tedavisinde cerrahi ve farmasotik yaklaşımlara bir alternatiftir. Cerrahi ile kıyaslandığında çok daha minimal invaziv olması ve anatomik onarım sağlaması sayesinde GERD'li hastaların tedavisinde anlamlı şekilde hızla yayılmaktadır. Transoral Incisionless Fundoplication (TIF) Gastroözofageal bariyeri ve GEV'i sağlıklı bireylerdeki anatomisine döndürmekte mekanik bir teknik sunmaktadır.