
Reflü, özellikle mide fıtığıyla birlikte olduğu zaman insanın yaşam kalitesini çok etkiler. Cerrahi tedavi reflü hastalığının mekanik kökenini ortadan kaldıran tek tedavi yöntemidir. İlaçlar veya Stretta gibi yöntemler sınırlı etki sağlarken, gerçek anlamda tedavi sadece cerrahi yöntemle sağlanabilmektedir. 10 yıllık dönemde yapılan çalışmalar cerrahi tedavilerin %93'ün üzerinde kesin başarılı olduğunu göstermektedir. Yani, cerrahi tedaviyi tercih eden hastaların %93'ünde hiç bir şikayet belirtilmemiş ve ameliyattan sonra ilaç kullanımına gerek olmamıştır. Cerrahi tedavide başarı oranı cerrahi ekibin bu konudaki deneyim ve uzmanlığıyla doğrudan ilintilidir.
* Tıbbi tedavinin başarılı olmadığı, ağır özofajiti olan, veya 4 santimden büyük mide fıtığı olanlarda
* Uzun dönem ya da yaşam boyu ilaç kullanmak istemeyen genç hastalarda
* İlaç tedavisinden sonra da yakınmaların devam ettiği hastalarda
* Tedavilere rağmen kronik öksürük, ses kısıklığı, astım ve kronik boğaz ağrısı şikayetleri geçmeyen hastalarda
* Yemek borusunda hücresel değişime varan tahrişler (Barrett Özofagus) oluşan hastalarda
* Yaşam tarzı değişikliklerinin yaratacağı endişeler ve ilaç tedavisinin süresi ve maliyeti göz önüne alınarak
cerrahi tedavi düşünülebilir.
Açık ve laparoskopik cerrahi prosedürler elbette çok etkilidir, fakat nispeten invazivdirler (müdahaleli), pahalıdırlar ve gaz-şişkinlik sendromu ve yutma güçlüğü gibi yan etkiler sıktır. Bu nedenle, ciddi GERD'i olan hastaların % 1'den azı tedavi için cerrahiyi seçmektedir. Tipik olarak, açık ve laparoskopik cerrahi yöntemler, yaşam stilini değiştirmeye çalışan,OTC veya ilaç kullanan, belirtileri neredeyse hergün ortaya çıkan ağır GERD'li hastalarda uygulanmaktadır. Açık ve laparoskopik cerrahi, hastalar için cerrahi risk taşır ve ağrı, yutma güçlüğü, geğirme veya kusma zorluğu gibi yan etkilere yol açabilir. Bu risklere karşın, GERD'in cerrahi tedavisi 50 yıldan uzun süredir uygulanmaktadır ve hastaların % 90'ından fazlasında etkilidir.

İlk kez 1951'de açık olarak uygulanan Nissen fundoplikasyonunun gastroözofageal bileşkenin doğal anatomisini rekonstrükte ettiği (eski haline döndürdüğü) gösterilmiş olup; sadece belirtilerin ortaya çıkmasını azaltmamakta, aynı zamanda reflünün önlenmesi için zorunlu olan fiziksel koşulları da düzeltmektedir. 1990'ların başında, laparoskopik Nissen fundoplikasyon ameliyatı (LNF) gerçekleştirilmiş ve GERD tedavisi için en yaygın uygulanan cerrahi prosedür haline gelmiştir. LNF hiatal herniyi azalttığı gibi, gastroözofageal bileşkenin doğal anatomisini de yeniden oluşturmaktadır. Çalışmalarda LNF'nin yanmayı geçirmede % 75-90, öksürük, astım ve larenjiti düzeltmede % 50-75 etkili olduğu gösterilmiştir.
Ek olarak, antireflü cerrahinin Barret metaplazisini engellemekte ilaç tedavisine üstün olduğu gösterilmiştir. Kanser öncülü bir durum olan Barret metaplazisinin etyolojisinin (altta yatan neden), en iyi ARB'nin restore edilmesi ile önlenebilen, özofageal mukozal hasarlanmaya yol açan alkali duodenogastrik reflü olduğu gösterilmiştir.
Açık ya da lapaoskopik Nissen, gastroözofageal valvi yeniden oluşturmak için doğal anatomide anlamlı değişiklikler yapılmasını gerektirir. Uygulama sırasında tipik olarak midenin fundusu (üst kısmı), kısa gastrik damarlar ve frenoözofageal membran disseke edilir. Ardından fundus yemek borusunun etrafından çevrilerek, distal (alt) özofagus ve gastroözofageal bileşkenin etrafında gevşek bir yaprak oluşturacak şekilde midenin ön yüzüne dikişlerle tutturulur. Komplikasyonları uzun süren yutma güçlüğü, gaz-şişkinlik sendromu, yara izleri ve nadiren akalazyadır. (Kalıcı yutma güçlüğü) Fundus kaybedilir ve geğirme imkansızlaşabilir. Ek olarak LNF, geri döndürülmesi çok güç olan kalıcı anatomik değişikliklere neden olur
LNF ile ilgili 5 yıllık bir çalışmada, 5 yıllık maliyet analizinde LNF'nin direk olarak prosedürle ilgili veya işe gitmeme gibi indirek bedeller nedeniyle PPI'lardan daha iyi olduğu gösterilmiştir. [14] LNF'nin etkinliği ve hayat boyu kullanılan ilaç rejimleriyle kıyaslandığında ekonomik kazanımları; LNF'yi taklit eden, fakat ameliyatsız uygulanan endolüminal GERD çözümlerine olan ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. GERD'e neden olan faktörlere yönelik ve ARB'yi restore edecek kalıcı anatomik değişiklikler sağlayan çözümlere ihtiyaç vardır. |